4 Ağustos 2023 Cuma

Çocuklarda Konuşma Bozukluğu: Nedenleri, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

 Çocuklarda konuşma bozukluğu, dil ve iletişim yeteneğini etkileyen karmaşık bir durumdur. Bu yazımızda, çocuklardaki konuşma bozukluğunun nedenleri, belirtileri ve çeşitli tedavi yöntemlerini ele alacağız.

Fotoğraf: Tuấn Kiệt Jr.:pexels.com

ADHD Nedir?

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Hakkında Kapsamlı Rehber

ADHD nedir? Bu makalede, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu'nun (ADHD) anlamını, belirtilerini, nedenlerini ve tedavi seçeneklerini anlatıyoruz. Ayrıca sıkça sorulan sorulara cevaplar veriyoruz. Hedefe odaklanmak için dikkatimizi çekin!

Fotoğraf: Tara Winstead: pexels.com

1 Ağustos 2023 Salı

Pasif Agresiflik Nedir?

 Pasif agresiflik nedir? Bu yazıda, pasif agresifliğin ne olduğunu, nasıl tanınabileceğini ve nasıl başa çıkılacağını değineceğiz. İçerikte sıkça sorulan sorular ve pratik çözümler bulabilirsiniz.

Resim Aline Dassel Pixabay


Gündelik yaşamımızda pek çok insanla etkileşim içerisindeyiz. Kimi zaman bu etkileşimler olumlu ve uyumlu olabilirken, bazen de kişiler arasında gerginlikler ve anlaşmazlıklar yaşanır. İşte bu noktada, pasif agresiflik dediğimiz, dolaylı ve açık olmayan bir saldırganlık türü devreye girer. Pasif agresiflik, yüzünde tebessümüyle size tatlı bir şekilde zarar veren, sözleri ve davranışları arasında çelişkiler barındıran karmaşık bir davranış biçimidir.

1.Pasif Agresiflik Nedir?

Pasif agresiflik, kişinin doğrudan açık bir saldırganlık göstermeden, dolaylı yollarla başkalarını incitecek veya rahatsız edecek davranışlar sergilemesidir. Pasif agresif kişi, duygularını ve düşüncelerini açıkça ifade etmek yerine, dolaylı yollardan kinini, öfkesini veya haksızlığını göstermeye çalışır.

1.1Pasif Agresiflik Nasıl Tanınır?

  1. Sürekli İkilem İçinde Kalmak: Pasif agresif kişiler, sürekli olarak duygusal ikilemler yaşarlar ve karar vermekten kaçınırlar. Bu durum, onların gerçek düşüncelerini saklamasına ve dolaylı yollardan tepki göstermelerine neden olabilir.
  2. Gizli Saldırılar: Pasif agresif kişiler, doğrudan saldırgan olmadan, sözleri ve davranışları arasında çelişkilerle dolu gizli saldırılarda bulunabilirler. Örneğin, alaycı veya aşağılayıcı espri yapabilirler.
  3. Sürekli Gecikmeler: Pasif agresifler, anlaşmalara veya planlara sürekli olarak geç kalmak veya işleri aksatmak gibi davranışlar sergileyebilirler.
  4. Sorumluluktan Kaçmak: Pasif agresif kişiler, hatalarını kabul etmek yerine başkalarını suçlayarak sorumluluktan kaçmaya çalışabilirler.
  5. Pasif İtaatsizlik: Pasif agresifler, açıkça itaatsizlik göstermek yerine, isteklerinizi yerine getirmekte kasıtlı olarak yavaş davranabilirler.

1.2 Pasif Agresiflik Neden Ortaya Çıkar?

  1. Duygusal İfade Eksikliği: Pasif agresiflik, duygularını açıkça ifade etmekte zorlanan kişilerde ortaya çıkabilir. Çocukluk döneminde duygularını ifade etmeyi öğrenememiş bireyler, pasif agresif davranışlar geliştirme eğilimindedir.
  2. Kontrol Kaygısı: Pasif agresiflik, kontrol kaygısı taşıyan bireylerde de görülebilir. Kendi hayatları üzerinde yeterli kontrolü olmayan kişiler, dolaylı yollardan kontrol etme çabası içine girebilirler.
  3. Öfke ve Kinin Bastırılması: Yoğun öfke ve kin duyguları olan kişiler, bunları doğrudan ifade etmek yerine pasif agresif davranışlarla dışa vurabilirler.

Resim Anemone123 Pixabay
2. Pasif Agresiflikle Başa Çıkma Yolları Nelerdir?

Pasif agresiflikle başa çıkmak, sabır ve empati gerektiren bir süreçtir. İşte pasif agresif davranışlarla başa çıkma yolları:

2.1 Doğrudan İletişim Kurun: Pasif agresif bir kişiyle iletişim kurarken, duygularınızı ve düşüncelerinizi net ve doğrudan bir şekilde ifade edin. Onlara davranışlarının size nasıl etki yaptığını anlatarak açık iletişim kurun.

2.2 Sınır Belirleyin: Pasif agresif davranışlara maruz kaldığınızda, kişisel sınırlarınızı koruyun ve bu davranışları tolere etmeyin. Sınırlarınızı net bir şekilde ifade ederek, karşı tarafın sizi incitmesini önleyin.

2.3 Empati Geliştirin: Pasif agresif bir kişiyle empati kurmaya çalışın. Onların da belki içinde bulundukları zorlu durumları, kaygıları veya sorunları olabilir. Empati göstermek, daha olumlu bir iletişim kurmanıza yardımcı olabilir.

2.4 Model Davranışlar Sergileyin: Kendi davranışlarınızda pasif agresiflikten kaçının. Olumlu ve doğrudan bir iletişim tarzı sergileyerek, başkalarına model olun ve onları da bu yönde teşvik edin.

2.5 Profesyonel Destek Alın: Eğer pasif agresif davranışlarla başa çıkmakta güçlük yaşıyorsanız, bir terapistten veya danışmandan yardım almayı düşünebilirsiniz. Profesyonel destekle daha etkili iletişim stratejileri geliştirebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Soru 1: Pasif agresiflik, doğrudan saldırganlıktan farklı mıdır? 

Cevap: Evet, pasif agresiflik, doğrudan saldırganlıkla farklı bir davranış biçimidir. Pasif agresifler, açık bir saldırganlık yerine, dolaylı ve açık olmayan yollarla tepki gösterirler.

Soru 2: Pasif agresif davranışların arkasında hangi duygular yatar? 

Cevap: Pasif agresif davranışların arkasında genellikle öfke, kin, kontrol kaygısı ve duygusal ifade eksikliği gibi duygusal faktörler yatabilir.

Soru 3: Pasif agresif davranışlar nasıl başa çıkılır? 

Cevap: Pasif agresif davranışlarla başa çıkmak için doğrudan iletişim kurmak, sınırlar belirlemek, empati geliştirmek, model davranışlar sergilemek ve profesyonel destek almak etkili yollardır.

Sonuç: 

Pasif agresiflik, insanların arasındaki ilişkileri olumsuz etkileyen karmaşık bir davranış biçimidir. Bu tür davranışları tanımak ve başa çıkmak, daha sağlıklı ve uyumlu ilişkiler kurmak için önemlidir. Doğrudan iletişim, sınırların belirlenmesi, empati geliştirme ve model davranışlar sergileme gibi yöntemlerle pasif agresiflikle başa çıkabilir ve daha olumlu etkileşimler kurabilirsiniz. Unutmayın, içten ve sağlıklı iletişim her zaman en iyi çözüm yolu olacaktır.






Solakların Özellikleri

Solakların özellikleri ve solak olmanın insanlar üzerindeki etkisi hakkında ilgi çekici bir derleme bilgiler hazırlamak istedim. Solakların beyin yapısı, yaratıcılık ve yaşam tarzlarına dair detaylı bilgilere bakalım.

Fotoğraf: Sprina Huang: https://www.pexels.com/tr-tr/fotograf/bilezik-takan-kizin-sol-elinin-yakin-cekim-fotografi-814662/

16 Temmuz 2023 Pazar

E-Kitap Yayınlama

E-kitap yayınlama sürecinde ipuçları ve adımlar hakkında kısa bilgiler bulacağınız yazıma hoş geldiniz.


Photo by Pixabay: https://www.pexels.com/photo/brown-wooden-desk-159618/

E-kitaplar, yazarlar için hızla popüler hale gelen ve okuyucularla doğrudan bağlantı kurmalarını sağlayan etkili bir platformdur. Geleneksel yayıncılığın aksine, e-kitap yayınlama, kitabınızı dünya çapında dağıtmanızı ve gelir elde etmenizi sağlar. Ancak, bu süreç karmaşık ve kafa karıştırıcı olabilir. Bu yazıda, e-kitap yayınlamanın temellerini ve başarılı bir şekilde e-kitap yayınlamanıza yardımcı olacak ipuçlarını değerlendireceğiz.

1. E-Kitap Yayınlama: Neden Önemlidir?

  • E-kitap yayınlamanın avantajları neler?
  • Okuyuculara ulaşma potansiyeli

1.1 E-kitap yayınlama, yazarlar için neden önemlidir?

E-kitap yayınlama, geleneksel yayıncılığın kısıtlamalarını aşarak yazarlara bağımsız bir platform sunar. Kitabınızı yazdıktan sonra, dünya çapında bir kitleye ulaşma potansiyeline sahip olursunuz. Yüksek kar marjı ve dağıtım kolaylığı, yazarlar için cazip hale getiren önemli faktörlerdir.

2. E-Kitap Yazma: Başlangıç Adımları

  • Konu seçimi ve hedef kitlenin belirlenmesi
  • Araştırma yapma ve içerik oluşturma süreci

2.1 E-kitap yazma: Başlangıç adımları

E-kitap yazmaya başlamadan önce, konunuzu dikkatlice seçmeniz önemlidir. Hedef kitlenizi belirleyin ve bu kitlenin ihtiyaçlarını ve ilgi alanlarını anlayın. Ayrıca, içeriğinizi oluşturmak için yeterli araştırma yapmanız gerekecektir. Güvenilir kaynaklar kullanarak bilgilerinizi destekleyin ve e-kitabınızın kalitesini artırın. Tabi hazırda bir eserinizin olduğunu ve bunu e-kitaba dönüştürmek istediğinizi varsayarak yazıya devam ediyorum.

Photo by Dom J: https://www.pexels.com/photo/white-notebook-and-yellow-pencil-45718/

3. E-Kitap Formatlama ve Düzenleme

  • E-kitap formatı seçimi
  • Metin biçimlendirme ve düzenleme

3.1 E-kitap formatlama ve düzenleme

E-kitaplar genellikle farklı cihazlarda okunacak şekilde tasarlanır. Metin biçimlendirmesi ve düzenleme, okunabilirlik açısından önemlidir. Paragraf düzeni, başlık biçimleri, dipnotlar ve içerik arasındaki uyum gibi unsurlara dikkat edin. Ayrıca, kitabınızı farklı cihazlarda test etmek ve düzeltmeler yapmak önemlidir. Buna ilave olarak artık kitabınızı e-kitaba dönüştüren harici siteleri kullanmanıza gerek yok. Her e-kitap yayınlama sitesi bunu sizin için otomatik olarak yapıyor. Arada iyi haberler de veriyoruz.

4. E-Kitap Kapağı Tasarlama

  • İlgi çekici ve profesyonel kapağın önemi
  • Tasarım önerileri ve kaynaklar

4.1 E-kitap kapağı tasarlama

E-kitap kapağı, kitabınızın görsel olarak çekici ve profesyonel görünmesini sağlar. İyi bir kapağın, potansiyel okuyucuların dikkatini çekme şansını artırır. Kendi tasarımınızı yapabilir veya profesyonel bir grafik tasarımcısından yardım alabilirsiniz. Kapağınız kitabınızın içeriğini yansıtmalı ve hedef kitlenizi etkilemelidir. Bunun için hazır bir kapak tasarımınız varsa bunun çözünürlüğünü artıran siteler yardımıyla daha e-kitaba uyumlu hale getirebilirsiniz.

Bununla ilgili elinizde hiç çalışma yoksa size Canva kullanmanızı öneririm. İçerisinde bulunan hazır şablonları kendi zevkinize göre tasarlayabilir saniyeler içinde bir e-kitap kapağı tasarlayabilirsiniz. Yok ben illa bir sanatçıyla çalışacağım diyorsanız yerli veya yabancı twitter'da bir sürü tasarımcı var. Onlarla iletişime geçebilirsiniz.

Photo by Perfecto Capucine: https://www.pexels.com/photo/black-tablet-computer-behind-books-1329571/

5. E-Kitap Yayınlama Platformları

  • Popüler e-kitap yayınlama platformları
  • Avantajları ve dezavantajları

5.1 E-kitap yayınlama platformları

E-kitaplarınızı yayınlamak için çeşitli platformlar mevcuttur. Amazon Kindle Direct Publishing (KDP), Smashwords, Apple Books ve Kobo Writing Life gibi platformlar popüler seçeneklerdir. Her platformun kendi avantajları ve dezavantajları vardır. Seçiminizi yaparken, kitabınızın hedef kitlesine ulaşma potansiyelini ve yayıncılık sürecini dikkate alın.

Şimdi biraz da bu platformlardan bahsedelim. Bunları tek tek ben sizin yerinize araştırdım. Aslında hangilerini nasıl kullanabileceğinizi size anlatayım.

5.1.1 Amazon Kindle Publishing

Amazon Kindle, Türkçe dışında kuş uçmaz kervan geçmez memleketlerin dillerini kabul ediyor. 2010 yılında Türkiye'den üye bile olamıyordunuz halinize şükür edin. Şimdi ne zaman yaptığını bilmiyorum ama Türkiye'den yapılan üyelik başvurularınız kabul ediyor ancak, romanlarınızı Türkçe yayınlayamıyor.
😄😄😄
Amazon'u sadece eserinizin Türkçe dışındaki versiyonları için kullanabilirsiniz. Evet, size e-kitap yayınlama konusunda yardım ediyorlar ama Türkçe değil. Ancak siteyi güncelleyerek daha fazla yayın dili ekleme konusunda oldukça gayretliler. Kim bilir belki çok yakın bir gelecekte Türkçe olarak eserlerinizi yayınlayabilirsiniz. Hatta uslu bir yazar olursanız belki şirinleri bile görebilirsiniz.


5.1.2 Smashwords

Bu Amazona nazaran biraz daha geniş yayın dili barındıran bir site. Oldukça aktif yazar ve okuyucu kitlesi var. Burada Türkçe olarak eserlerinizi yayınlayabilirsiniz. Kobo Writing Life'da buna benzer hizmetler sunuyorlar. Eserinizi bir başvuru formatında siteye yüklüyorsunuz. Size istenen gönderdiğiniz formatta istenen değişiklikleri bildiriyorlar ve eseriniz yayınlanıyor. 

6. E-Kitap Pazarlaması ve Tanıtımı

  • Kitabınızı pazarlama stratejileri
  • Sosyal medya ve diğer tanıtım yöntemleri

6.1 E-kitap pazarlaması ve tanıtımı

E-kitabınızı yayınladıktan sonra, etkili bir pazarlama stratejisi izlemek önemlidir. Sosyal medya, blog yazıları, e-posta pazarlaması ve kitap tanıtım etkinlikleri gibi araçları kullanarak kitabınızı tanıtın. Okuyucularınızla doğrudan etkileşim kurarak kitabınızın farkındalığını artırın.

7. E-Kitap Satışları ve Gelir Elde Etme

  • Fiyatlandırma stratejileri
  • Satış ve gelir izleme

Photo by Karolina Grabowska: https://www.pexels.com/photo/crop-faceless-person-with-cash-and-calculator-app-on-smartphone-4386292/

7.1 E-kitap Satışları ve Gelir Elde Etme

E-kitap satışlarından gelir elde etmek için doğru fiyatlandırma stratejisini belirlemek önemlidir. Rekabetçi bir fiyat belirlemek ve indirim kampanyaları gibi pazarlama stratejileri kullanmak satışlarınızı artırabilir. Satış ve gelir izleme araçlarını kullanarak satışlarınızı takip edin ve etkili bir şekilde gelir elde etmek için stratejinizi optimize edin. Peki Türkiye dışı kaynaklı bir sitede satış yapıyorsak başınıza neler gelecek?

7.1.1 Paypal Sorunsalı

Paypal biliyorsunuz ülkemiz dışından yapılan ödemeleri alabildiğimiz veya gönderebileceğimiz bir uygulamaydı. Dünya sınırlarında nerede olduğunuza bakmadan para alıp gönderebilmenize yarıyordu. Ta ki 2016'ya kadar. 2016 yılında bu uygulamanın Türkiye'den kullanımı kapatıldı ve artık bize hizmet vermiyorlar. Bir Paypal hesabı almanın akla mantığa sığmayacak bir sürü uzun ve meşakkatli yolu var ancak bunları önermiyorum. 
Şimdi yukarıda bahsettiğim siteler sizlerin yaptığı e-kitap satışlarını Paypal üzerinden ödeyebilen siteler. Benim de şu an bu sitelerde kitaplarım mevcut. Belli bir ödeme eşiğini geçtiğimde nasıl ödeme yapacaklar çok merak ediyorum. Bunu deneyimleyen arkadaşlar yorum kısmına belirtirlerse hepimiz aydınlanmış oluruz.
Evet, sitelere üye olabiliyorsunuz veya eserlerinizin satışına izin veriyorlar ancak Paypal harici bir ödeme yöntemleri yok. Sadece Smashwords site adını 1-2 seneye kadar taşıyarak banka ödemeleri seçeneği getireceğini söylüyor diğerlerinden bir haber de yok. Hep birlikte bekleyip göreceğiz.

8. Türkiye'de Bulunan E-Kitap Yayınlama Siteleri

Bunların %99'luk kısmı sürecin bir noktasında sizlerden para isteyecek arkadaşlar. Bunların hiçbirine itibar etmeyin. Eserinizi bunlar para kazanacak diye ellerine teslim etmeyin. Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir yazar veya amatör yazar eseri yayınlansın diye para ödemez. Eseri para karşılığı yayınlayan yerler Yayınevi değil birer matbaadır. Ticaret hanedir. Bu konuya daha ayrıntılı şu yazımda değindim.

8.1 Print on Demand Nedir?

İstek üzere yapılan baskıdır. Yani eserinizi yayınlayacak kurum ne etliye ne sütlüye der ve eserinize omuz vermez. Standart 1000 adet baskı yapmaz/yapamaz. Eseri sitesinde satışa koyar. Sipariş gelirse kendi komisyonunu bir güzel cebe indirir ve eseri basar, ciltler, kargolar. Bunu siz kendinizde yapabilirsiniz. Dolayısıyla bu terimi kullanan matbaalardan da uzak durmanızı öneriyorum.

8.2 Bunların Hepsi Öcü Mü?

Elbette değil. Türkiye'de Edebi Eserler ve satışları o kadar tekel bir hal aldı ki, büyük yayınevleri kiminin bir şeyler yazması için ağzının içine girerken, gerçekten yetenekli insanları görmez hale geldi. Bu durumda başka seçeneğiniz kalmayabilir. Basayım parayı yayınlatayım diyebilirsiniz. Burada hiçbir sıkıntı yok. Ancak dikkat etmeniz gereken kriter, eserinizi yayınlayacak kurumun size ne kadar destek verdiği. Editörüyle, baskısıyla, dağıtımıyla ilgili size ne kadar yardım ettiği. Yayıncılıkta bir karakteri veya kriteri var mı?  Bunlarla ilgili gerçekten işini on numara yapan kurumlara denk geldim. Hepsini bir çuvala koymak yakışık almaz. Ancak burada isim vermeyeceğim. Biraz araştırma yaparak bu kurumları bulabilirsiniz. 

Sıkça Sorulan Sorular

S: E-kitap yayınlama ne kadar maliyetlidir?

C: E-kitap yayınlama maliyetleri, kullanılan hizmetlere ve pazarlama stratejilerine bağlı olarak değişir. E-kitap kapağı tasarımı, düzenleme ve düzeltme hizmetleri gibi maliyetlerin yanı sıra, yayınlama platformlarına komisyon ödemesi de gerekebilir. Ancak, geleneksel yayıncılığa kıyasla genellikle daha düşük maliyetlidir.

S: Hangi e-kitap yayınlama platformunu seçmeliyim?

C: E-kitap yayınlama platformu seçerken, hedef kitlenizi ve kitabınızın türünü dikkate almalısınız. Amazon Kindle Direct Publishing (KDP) geniş bir kitleye ulaşmanıza olanak sağlarken, diğer platformlar da farklı avantajlar sunar. Kendi araştırmanızı yaparak en uygun platformu seçmelisiniz.

S: E-kitabımı nasıl pazarlayabilirim?

C: E-kitabınızı pazarlamak için sosyal medya, blog yazıları, e-posta pazarlaması, kitap incelemeleri ve tanıtım etkinlikleri gibi yöntemleri kullanabilirsiniz. Okuyucularınızla etkileşim kurmak ve kitabınızı ilgili kitlesine tanıtmak için çeşitli pazarlama stratejileri uygulayabilirsiniz.

Özetle:

E-kitap yayınlama, yazarlar için büyük bir fırsat sunan etkili bir platformdur. Bu makalede, e-kitap yayınlama sürecinin temellerini öğrendiniz ve başarılı bir şekilde e-kitap yayınlamanıza yardımcı olacak ipuçlarıyla donatıldınız. E-kitap yazma, formatlama, pazarlama ve gelir elde etme adımlarını takip ederek kitabınızı dünya çapında okuyucularla buluşturabilirsiniz. Unutmayın, yaratıcılığınızı kullanın ve okuyucularınızın ihtiyaçlarını karşılayan bir e-kitap sunun. Başarılı bir e-kitap yayınlama deneyimi dileriz!

15 Temmuz 2023 Cumartesi

Ölmeden Önce İzlemeniz Gereken 20 Film

 Sinema dünyasının eşsiz yapıtlarından oluşan "Ölmeden Önce İzlemeniz Gereken 20 Film" listesiyle hayatınıza unutulmaz bir dokunuş ve anlam katacaksınız. Bu muhteşem filmler, size duygu dolu anlar yaşatacak ve sinemanın büyülü dünyasına sürükleyecek. Listemize birlikte göz atalım.

Sinema, insanların ruhuna hitap eden, hayal gücünü besleyen ve düşünceleri harekete geçiren en güçlü sanatlardan biridir. İzleyiciyi farklı evrenlere taşıyan, onları karakterlerin dünyasına bağlayan ve kalplerde iz bırakan filmler, yaşamımızın bir parçası haline gelir. Bu yazımızda, sinemaseverler için özel bir yolculuk yapacağız. "Ölmeden Önce İzlemeniz Gereken 20 Film" listesiyle hayatınızın geri kalanında unutamayacağınız anlar yaşayacak ve sinema sanatının en önemli yapıtlarını keşfedeceksiniz.


Photo by Lucas Pezeta: https://www.pexels.com/photo/assorted-title-movie-case-lot-2398354/

9 Temmuz 2023 Pazar

Moka Pot Nedir?

Moka Pot nedir? Bu yazımızda, kahve tutkunlarının favori aracı olan Moka Pot'u inceleyeceğiz. İtalyanların gizli kahve sırrı olan Moka Pot, nasıl çalışır, nasıl kullanılır ve lezzetli bir kahve demlemek için ipuçları nelerdir? 




Kahve, birçok kişi için güne başlarken veya gün içinde enerji veren bir içecek olarak vazgeçilmezdir. Kahve tutkunları, farklı demleme yöntemlerini keşfederken, Moka Pot'un eşsiz aroması ve İtalyan stilinde demlenmiş kahvesiyle tanışır. Bu yazımızda, Moka Pot'un ne olduğunu, nasıl çalıştığını ve nasıl kullanıldığını ayrıntılı olarak inceleyeceğiz. Ayrıca, lezzetli bir kahve demlemek için ipuçlarını da paylaşacağız. 

1: Moka Pot Nedir? 

Moka Pot, İtalyanların kahve kültüründe özel bir yere sahip olan bir demleme aracıdır. İki ayrı bölmeden oluşan bu pot, suyun buhar basıncıyla kahve çekirdeklerini demler ve zengin bir kahve aroması elde edilmesini sağlar. Moka Pot, kompakt tasarımı ve kolay kullanımıyla kahve severler arasında popülerlik kazanmıştır. 

1.1: Moka Pot, İtalyan mucid Alfonso Bialetti tarafından tasarlanmıştır. 

Bu özel demleme aracı, yüksek basınçlı su buharı kullanarak kahve çekirdeklerinden lezzetli bir kahve demlemeyi sağlar. Moka Pot'un eşsiz tasarımı, kahve severler arasında tercih edilmesinin yanı sıra, mutfaklara estetik bir dokunuş da sağlar. 

2: Moka Pot Nasıl Çalışır? 

Moka Pot, basit ama etkili bir çalışma prensibine sahiptir. İki ayrı bölmeden oluşur: alt bölme suyu tutar, üst bölme ise öğütülmüş kahve çekirdeklerini. Su ısıtıldıkça, buhar üst bölmedeki kahve çekirdeklerini sıkıştırır ve alt bölmede biriktirir. Sonuç olarak, zengin ve aromatik bir kahve elde edilir. 

2.1: İtalyan Kahvesinin Gizli Sırrı Moka Pot

İtalyan kahvesinin gizli Moka Pot, elde edilen kahve, espresso makinesiyle yapılan kahvelere benzer bir yoğunluk ve aroma sunar. Moka Pot, İtalyan kahve kültürünün bir parçası olmuş ve birçok İtalyan evinde vazgeçilmez bir eşya haline gelmiştir. 

Moka Pot

3: Moka Pot Kullanımı ve İpuçları 

3.1: Doğru Kahve Öğütme Boyutu 

Moka Pot kullanırken, kahve çekirdeklerini doğru bir öğütme boyutunda öğütmek önemlidir. Orta öğütme boyutu, ideal kahve çıkarmak için en uygun seçenektir. İnce öğütme, kahvenin fazla ekstraksiyonuna yol açarken, kalın öğütme ise yetersiz bir tat deneyimi sunabilir. 

3.2: Su Seviyesi ve Isı Kontrolü 

Moka Pot'un alt bölmesine su eklerken doğru seviyeyi korumak önemlidir. Aşırı su, kahvenin sulu olmasına neden olabilir, yetersiz su ise demlemenin tamamlanmasını engelleyebilir. Ayrıca, ocak üzerindeki ısı kontrolüne dikkat etmek de önemlidir. Orta ateşte yavaş bir demleme sağlamak için idealdir. 

4: Sıkça Sorulan Sorular 

S: Moka Pot ile hangi tür kahve demlenebilir? 
C: Moka Pot ile espresso benzeri kahve demlemek mümkündür. Ancak, kahve çekirdeklerinin öğütülme boyutuna dikkat etmek önemlidir. Orta öğütme boyutunda kahve çekirdekleri kullanarak en iyi sonuçları elde edebilirsiniz. 
S: Moka Pot nasıl temizlenir ve bakımı nasıl yapılır?
C: Moka Pot'un temizliği oldukça kolaydır. Demleme işlemi tamamlandıktan sonra potun tamamen soğumasını bekleyin. Ardından, alt bölmedeki kahve çekirdeklerini boşaltın ve üst bölmedeki filtre kısmını çıkararak iyice temizleyin. Sıcak su ve hafif bir deterjan kullanarak temizlik yapabilirsiniz. Potun tamamen kurumasını sağladıktan sonra parçaları tekrar birleştirin ve kullanıma hazır hale getirin. Moka Pot'un bakımı için düzenli olarak temizlemek ve contaların durumunu kontrol etmek önemlidir. 
S: Moka Pot ile ne kadar kahve demlenebilir? 
C: Moka Pot'un farklı boyutlarda modelleri bulunur ve genellikle 1 ila 12 fincan kapasitesine sahiptir. Hangi boyutta bir Moka Pot tercih ettiğinize bağlı olarak, istediğiniz miktarda kahve demleyebilirsiniz. 

Özetle:

Moka Pot, kahve severler arasında özel bir yere sahip olan İtalyan bir demleme aracıdır. Bu yazımda, Moka Pot'un ne olduğunu, nasıl çalıştığını ve nasıl kullanıldığını dilim döndüğünce açıklamaya çalıştım. Ayrıca, doğru öğütme boyutu, su seviyesi ve ısı kontrolü gibi ipuçlarını sizlerle paylaştım. Moka Pot ile kaliteli ve aromatik bir kahve deneyimi yaşayabilirsiniz. İtalyan kahvesinin gizli sırrını keşfetmek için Moka Pot'u deneyin ve kahve tutkunuzun tadını çıkarın! 

Tüm kahve tutkunlarına sevgilerle...

Yazmayı Bırakma (Bartleby) Sendromunu Yenmek: Yaratıcılığı Serbest Bırakma Yolları

Bu yazıda Yazmayı bırakma (Bartleby) sendromunu yenmek için yaratıcılığı serbest bırakmanın yollarını keşfedeceğiz. Yazmayı bırakma sendromunu iyi anlayacak, ilham kaynağı olacak ve yaratıcılığınızı yeniden canlandıracak keyifli yolları öğreneceğiz. 

Fotoğraf: Suzy Hazelwood: https://www.pexels.com/tr-tr/fotograf/siyah-ve-kirmizi-daktilo-1995842/

2 Temmuz 2023 Pazar

Yapay Zeka Uygulamaları 2023

 Günümüz dünyasında yazı yazabilen, resim, animasyon tasarlayan veya kod yazan yapay zekaların olduğunu biliyor muydunuz? Şimdi bunlardan bazılarına değineceğiz ve metin tabanlı olan ChatGPT adlı yapay zeka ile bir söyleşi yapacağız. Bilimkurgu filmlerinde izlediğimiz ve aklımızı başımızdan alan sahneler ve inanamadığımız gelecek kapımızdan içeri girmiş bile.

12 Şubat 2021 Cuma

Kedi Sahiplenmeden Önce Bilmeniz / Yapmanız Gerekenler .

 

  Bütün gün kedili videolar izlediniz. Arkadaşınızın kedili historylerine hayran hayran baktınız. Sokaklarda bahçelerde birbiriyle oynaşan yavruları saatlerce izlediniz ve bir kedi SAHİPLENMEYE karar verdiniz. Kedi Sahiplenmenin altını çizerek yazıyorum çünkü hayvanlar yoldaştır. Para ile alınıp satılamazlar. "

 "Bir hata yaptınız ve para karşılığı bir hayvan dostumuzu sahiplendiyseniz yazımı okumanızı istemiyorum. Umarım sizi de başka bir evren veya boyutta para karşılığı alıp-satıp bir başka varlığa dönüştürürler diyerek kalanlarla yazıma başlamak istiyorum."

27 Nisan 2018 Cuma

Mehmed: Bir Cihan Fatihi Dizisi Final Yaptı :(

  Türk televizyonlarında son dönemlerde tarihi içeriği olan diziler genelde güzel reyting rakamlarıyla hem yapımcılarını hem de oyuncularını memnun etmiştir. Aa! Bir dakika. E bu dizi de Osmanlı yok muydu? Vardı. Tarih yok muydu? Vardı. Ee? O zaman sorun çok daha başka yerlerde..

3 Aralık 2017 Pazar

Düz Dünya Teorisi

  Pisagor ,Aristo ve  Anaxagorası'ın kemikleri kaldıysa onları sızlatacak türden bir iddia ortaya atıldı. M.Ö tarihlere dayanan ve yuvarlak olduğuna inandığımız bu kavanoz dipli gezegen gerçekte düz müydü?
  Ünlü astrofizikçi Neil Degrasse Tyson' a göre bu bir deli saçması. 2017'nin sonlarına geldiğimiz şu günlerde hala insanların kıçlarından bilim uydurmasına çok kızıyor ve özgür bireyler olarak istediğimize inanabileceğimizi hatırlatıyor bizlere. Gelelim teori kısmına.


10 Ekim 2017 Salı

5 Temmuz 2017 Çarşamba

Speed Runners nedir?

Tetrisler, sanal bebekler, micro genius'lar derken interaktif gereksinimlerimiz bizi sanal gerçeklik gözlüklerine (V.R) süper bilgisayarlara ve gelişmiş 3d teknolojisine kadar getirdi. Bitti mi? Elbette bitmedi.



   Günümüz dünyasında gerek elimizdeki mobilden domates, biber yetiştirdik, gerek bilgisayarımızdan ordulara hükmettik, savaşlara katıldık yada oyun konsolumuzdan çeşitli zindanlara, madenlere maceralara atıldık.  Hepimiz oyun sektörüne bir yerinden bulaşmış durumdayız. Tüm bu oyun çeşitliliği ve dağılımın ortasında kalan Speed Runner 'lar olaya bambaşka bir yerinden bakıyorlar.

Kim bu Speed Runner LAR ?


  Runner 'lar İngilizce karşılığı koşucu, atlet,ulak, haberci. Bizim ilgilendiğimiz anlam ise ilki. Koşuyorlar ama oyun içinde. Mesela yeni bir oyun aldınız yada telefonunuza indirdiniz. Normal insanlar olarak biz oyunu normal bir şekilde oynarız. Oyunun bizi gönderdiği yerlere gideriz yada bizden yapmasını istediği şeyleri yaparız.

  Şunu topla bunu yetiştir, şunlardan biraz öldür gel bak ağacın orada ne vereceğim sana tarzı oyunun isteklerini sırasıyla yapar ve gelişme kaydederiz. İşte bir Runner'ı normal bir oyuncudan ayıran özellikte tam burada başlıyor.

  Speed Runner bir oyunu asla normal bir oyuncunun gözünden görmeyip, oyunu en kısa zamanda nasıl bitirebileceğine kafa yorar. Bunu yapmak için saatlerini haftalarını vererek oyunun yapımcılarının dahi haberdar olmadıkları açıklarından, yazılımdaki zayıf noktaları yakalayıp kendilerine ayrı bir yol çiziyorlar.

  Bu anlattıklarıma çarpıcı bir örnek vermek istiyorum. Half-life oyununu oynamayan yoktur. Oyunun 1998 çıkışlı olduğunu düşündüğümüzde herkes için bir mihenk taşıydı ve dünya çapında oldukça fazla oyuncu tarafından oynandı. Half Life 3 muhabbetine girmek istemiyorum.

  Bahsettiğim oyunu biz aylar haftalar boyunca oynamış, kan ter içinde bitirmişken, şuan da bu oyun için kayıtlara girmiş dünya rekoru 29 dakika 57 saniye. İşte bu rekorları kıran, oyunları tahmin edemediğimiz kısa sürelerde bitiren bu adamlara Runner / Speed Runners deniyor.

4 Temmuz 2017 Salı

23 Eylül 2017'de Ne Olacak? September 23,2017

Gün geçmiyor ki şu küçücük ve henüz çok genç olan dünyamızda bir gariplik yaşanmasın. Gün geçmiyor ki şu ufak ve henüz evrende akıllı yaşamı tek başına mı yoksa başka yerlerde de mi barındırdığı belli olmayan güneş sistemimizde bir kehanet ortaya atılmasın.

  Uyan dedi bi ses yada ben kendi kendime dedim ki kalk! Her iki senede bir meydana gelen o kehanetlerden biri daha ortaya atıldı. Kalk ve yaz bir an önce kurtlanmadan bitlenmeden yaz kurtul. Aralık 2014 tarihinde de bir yazı yazmıştım dedim kendi kendime ve hemen o yazıya göz attım buradan.
  Bu sefer ortaya atılan sevgili kehanetimizi araştırmaya başladım. yazımın sonunda kaynak belirtmem gerektiğini bilerek. Araştırdıkça bu sene ki kehanetin bir dine daha yakın olduğunun farkına vararak, kendi inançlarımı ve düşüncelerimi konunun dışında tutmam gerektiğini, olaya bir parça daha ciddi yaklaşarak hiçbir inanç sahibini üzmeden  ve incitmeden yazıya devam etmeye karar verdim. Tabi ki siz istediğinizi düşünmekte serbestsiniz.

23 Eylül 2017

  Bu sefer tarihimiz bu. Peki olayımız ne? İşte onu kimsenin tam olarak bildiğinden emin değilim. Hali hazırda bir fenomen haline gelmiş bu tarihi her araştıran yada anlamayan çalışan abi yada ablalardan farklı ve birbiriyle aynı olmayan sesler duydum.
  
  Hocam laf ebeliğini bırak kaçıyor muyuz yada öldük mü diyenleri hemen cevaplayıp göndereyim. Bilemiyoruz. Bu seferki kehanet bir bilim adamından yada bir yazardan gelmiyor. Bu Hristiyan inancına bağlı olan kimselerin çeşitli metinlerde adı geçtiği söylenen bir yıldızın, dünyanın başlangıcından beri her görüldüğünde insanların başına iyi yada kötü bir olay getirmesi.

Star of Bethlehem / Betlehem Yıldızı

  Bilim insanlarına göre her ne kadar doğal bir döngüde yer alsa da bu yıldız her iki bin yılda bir dünyamızdan gözlemlenebilecek bir konuma geliyor. Bilim insanları da işin buraya kadar olan kısmıyla ilgileniyorlar zaten. Ancak bu yıldız ne zaman gökyüzünden belirse, insanlık ile ilgili önemli değişimleri de beraberinde getiriyor. Ya bizi değiştiriyor, yada dolaylı yoldan bazı olayların tetikleyicisi oluyor.

  Bu olaylara en basit ve etkileyici örnek Hz. İsa’nın doğuşu.  Başka trajikomik bir örnek daha vermek istiyorum ki olay ülkemiz açısından önemini belli etsin. Hani yılbaşı geldiğinde o çam ağacının tepesine monte ettiğiniz parlak simle kaplı yıldız varya, hah işte Star of Bethlehem o yıldız.

  Tabi bu yıldızın bir kronolojisi var. Yıldız görünür hale geldiği konumdan iki yıl sonra kehanet yada adına ne derseniz deyin, insanlık açısından tecrübe edilebilir oluyor. 23 Eylül 2017 bu yüzden önemli. Çünkü bundan tam iki yıl önce 23 Eylül 2015’te betlehem yıldızı gözlemlenmişti.
Literatüre göre yıldızın bize getirdiği her neyse 23 Eylül 2017 ‘de meydana gelmiş olacak. Umarım açık anlatabilmişimdir. 

  Aralık 2014 içinde bir kehanet vardı ancak kabul etmek gerekirse ben yazıyı yazarken bile zerre inanmamıştım.  Söz konusu tarih içinde aynı şey geçerli olabilir. Ancak dediğim gibi, bu seferki daha çok bir dine ait olduğu için düşüncelerimi kendime saklayarak sizlere o tarihi anlatmaya devam edeceğim.

  Aynı yıldızın İncilde adının geçtiği yeri aynen paylaşıyorum. Tıklayın  (2-16)
Hristiyan inanışı ile ilgili veya Kudüs topraklarıyla ilgili gelişmelerin olabileceğine oldukça fazla şekilde yer verilmiş bir tarih bu.  Özetle Hz.İsa’nın dönüşünden bahsediliyor.

Başka Neler Var?

  Çok abartmayın canım mesela neler var, güneşte meydana gelecek süper novalar var, bu değişikliklerin dünyamız üzerinde bırakacağı etkiler var.
Öte yandan 3. Dünya savaşına neden olacak çeşitli tehlikeli yakınlaşmalar var. Doğal afetler var 
Parasal ve emperyalizmin  sıkıntılı bir şekilde değişeceği var. 

Ne yapmamalıyız?

  • Hemen korkuya kapılıp evi arabayı satmayın.
  • Bireysel silahlanmayın.
  • Paranızı bankadan çekmeyin.
  • Sağa sola bu tarihi anlatırken önce kendinizin anladığından emin olun.
  • Lan biz Müslümanız bizlik bi'şey yokmuş demeyin.

Ne yapmalıyız?

  • Sadece klavyenizi kullanarak Star Of Bethlehem yazın ve biraz daha araştırın.
  • Ömrünüz yetse de yetmese de dünyanın o kadar da fazla ömrü kalmadı. Tüm hipotezleri ortaya atarak konuşalım bir 2000 yılımız daha yok. Bu gerçek. Dünyanın son gününde pişmanlık duyacağınız bi’şeyler getirmeyin yanınızda. 





Sertan Comertel

24 Ocak 2015 Cumartesi

ADC Nasıl Oynanılır ? KİTE Nasıl Yapılır ?

Öncelikle kıte nedir sorusunu cevaplamakla başlayalım. Kite League of legendsda adcarrylerin çoğu durumlarda ihtiyaç duyduğu türkçe tabiri ile "vur kaç" sistemidir. Adcarryler menzilli şampiyonlar olduğu için çoğu zaman rakibini kendine yaklaştırmadan hasar verebilir hatta penta bile atabilir :)
Peki kite nasıl yapılabilir?, nasıl alışılabilir? açıklayalım.


LEAGUE OF LEGENDS TUŞ TAKIMI AYARLARINIZI BU ŞEKİLDE DÜZENLEYEBİLİRSİNİZ:
Öncelikle "OPTİONS" girip "HOTKEYS" seçeneğini seçip ve oradanda "PLAYER MOVEMENT" sekmesine gelebilirsiniz.


SAĞ CLİCK KİTE KULLANIMI:

Öncelikle kite kullanımı oyuncudan oyuncuya değişebilir. Örneğin mouse ile sağ click yaparak kite yöntemidir. Mouse imlecinin bir hedefin üzerine getirip sağ tık yaparak tekrar pozisyon almak istenilen yere imleci götürüp boş tık ileyapılır.
Fakat bu yöntem el alışkanlığı, el çabukluğu gerektirdiği gibi bir de dpi yüksek ve güzel kontrollü bir mouse ihtiyaç olabilir.
Hatta CLG in adcarrysi olan doublelift, C9'nın adcarrysi Sneaky çoğu pozisyonlarda ve farm yapımında halen sağ click yöntemini kullanmaktadır.


X YADA A TUŞU İLE KİTE:

Oyun içerisinde x tuşuna yada A bastığınızda heronuzun oto atack menzilini çember halinde göreceksiniz.
Ayrıca bir sniperın hedef imleci gibi bir imleç belirir.Genelde farm yaparken ve arkadaki iç içe geçmiş minyonlar arasından düşmanı seçmek içinde kullanılabilir.
Peki X tuşuyla kite nasıl yapılır?

X yada A tuşuna basıldığında çıkan imleci direk minyonun yada düşman heronun üstüne getirip sol tık yaparsanız o minyona yada düşmana oto atack yapmış olursunuz.
Bir başka şekilde kullanımı ise yine x tuşuna basıp imleci herhangi bir boşluğa sol tık yaparsanız bu sefer heronuz size en yakındaki birime (minyon,kule yada düşman herolara) oto atack yapacaktır.
Bazen koridorda yada olası bir team fightda iç içe geçmiş minyonlar içerisinden last hit yapacağınız minyonu seçememeniz, team fightlarda karşı takımın ap carrysini hedef alamamanız gibi sorunlarda 
X ve A tuşu ile çıkan imleçten yararlanmak sizin doğru hedefi focuslamanıza yardımcı olabilir.
Benim kendi düşüncem genelde x tuşunun kullanımıdır. hem sol elinize daha çok oturması klavyeye olan hakimiyetinizin artmasını sağlar.




SHİFT + SAĞ CLİCK İLE KİTE:

Bu kite yöntemi hemen hemen en zahmetli ve olası hatalara açık bir sistemdir.Çünkü savaş sırasında shift + sağ click kullanırken aynı zamanda hareket etmelisiniz.Yani açıklamak gerekirse şöyle;
kiteye başlamadan önce minyona birime yada düşmana bir defaya mahsus oto yapmanız gerekir.Bu otodan sonra Serçe parmağınız shift tuşunda hazır ve shiht tuşuna basılı tutarken mouse ile sağ click yapıyoruz shiftten parmağımızı çekiyoruz ve normal olarak 
sağ clickle hareket edip pozisyon alıyoruz. yani kısaca shift+ sağ click --- shift bırak sade sağ click bu yöntemi hızlı olarak uygulamanız için biraz el alışkanlığı gerekiyor.


ALTERNATİF TUŞ ATAMA İLE KİTE:

İsterseniz bu shift + sağ bırak tut çek salla gibi yöntemler size karışık geldiyse daha pratik ve daha kullanışlı bir yöntem kullanabilirsiniz.
Mesela options hotkeys player movement bölümünden "player atack movement" shift mb2 yazan ayarlarda 2 set bölümüne A tuşunu ekleyerek kiteyi çok daha pratik bir hale getirebilirsiniz.
Bu tuş atamasını yaptığınız zaman shift ile
kite yaparken bas çek kullanmanıza gerek kalmayacak. A tuşuna bastığınız zaman otomatik olarak en yakındaki birime düşmana oto atacak yapacaksınız.
Yani kısacası A tuşu sağ clickle hareket etme, A tuşu sağ click A tuşu sağ click ile pozisyonunuzu alabilirsiniz. Ayrıca bu kite yöntemini bir başka şekildede kullanmak mümkün. Mouse imlecinizi
bir birimin minyonun, kulenin yada düşman heronun üstüne tutup sağ click yapmadan sadece imleci üstüne tutup A tuşuna basarsanız direkman oto atack yapmış olursunuz.Yani kısacası mouse imlecini minyonun üstüne götür
imleç minyonun üzerinde iken A tuşuna bas farmı kap :) Ben genelde bu yöntemi kullanıyorum ve çok memnunum.

YERLİ PİGLET,WİLDTURTLE VE SNEAKYLER İÇİN ÖNERİLER !

  • Öncelikle adcarry rölünde en önemli etken farmdır. early gamede kill vermeniz yada baskına yakalanmanız önemli değildir,
  • farmınız karşı adcden daha iyiyse bu geç oyunda sizin 1 adım daha önde olacağınız anlamına gelir.
  • Çoğu adcarry'nin düştüğü hata supportunun haberi olmadan erken oyunda oyun yapmaya kalkışması ve avantajı karşı takıma bırakmasıdır.
  • Laneye geldiğiniz zaman farmınıza bakın ve bir an önce 2 lwl olmaya bakın.Siz minyon katlederken supportlarınız birbirini yiyecekler yada sizlere yardım edip 2 lwl olmaya çalışacaklar.
  • Yanınızdaki support kim olursa hangi hero olursa olsun mutlaka ilk adımı ondan bekleyin. Tabiki minyona yaklaştığında karşı takımı dürteceksiniz ama suportunuz thresh,leona yada morgana bir Q tutturduktan sonra ve işte sahne sizin :)
  • Hala dağın süreti yükünü supportlarına bırakmayan adcarryler var farkındayım :) Yanınızdaki support thresh alistar leona gibi tanky support ise özellikle büyük kuşatma minyonlarını almalarına izin verin.İzin verinki size heal atabilsinler.
  • Her ne kadar hyper carry olsa da adcarryler bazen bir comboya kurban gidebiliyorlar. O yüzden bir adc pozisyonunu iyi ayarlamalı ve sihirdar büyülerini kullanmaktan çekinmemeli.Sıçrayın hoplayın yeterki düşmanı öldürebilecek pozisyona geçin.
  • Dpi ayarı yüksek mouseler tercih etmeye bakın. 3600 dpi 2800 dpi mouseler orta halli işinizi görebilir.Ama tabiki mapte minyon bende para diyorsanız Razer serisi yada logitech düşünebilirsiniz.Dpi yüksek mouseler hem kontrol hakimiyetinizi güçlendirir hemde kite yaparken daha rahat imleç oyunları yapabilirsiniz.
  • Mutlaka renk körü modunda oyununuzu oynamanızı tavsiye ederim.Çünkü yeşil imleç zamanla göz alışkanlığı yaptığı için sarı renkte olan imleçle oynarsanız daha rahat görebilir daha rahat oynayabilirsiniz.
Herkese İyi Oyunlar.

7 Kasım 2014 Cuma

Antibiyotiklerimiz Zayıflıyor

  İnsanlık tarihi boyunca bir çok başarı ve gelişmelere imza attık. Bunlardan en önemlisi antibiyotiğin keşfidir diyebiliriz. Gripten, ufak bir açık yaranın enfeksiyon kapmasından dolayı 20 yy'dan önce insanların öldüğünü düşünürsek; Evet, antibiyotikler sağlam bir buluştu.


  Ancak geçtiğimiz günlerde bir haber peydah oldu. Bakteri ve mikropların, antibiyotiğe karşı tam direnç gösterebileceği ihtimali. Haber ile birlikte dünyanın çeşitli yerlerinden bilim adamları, antibiyotiğe karşı alternatif bir çözüm aramaya başladılar bile. Üzerinde çalışılan alternatif proje ise artık mikroplarla savaşmak yerine, onların üzerine yapışıp yok etme amacı ile üretilmeye çalışılan bir ilaç.

  Peki insanlar olarak nasıl bu hale geldik? Gözle dahi görünemeyen mikro organizmalar, dehamızın yarattığı antibiyotiklere karşı gerçekten direnç kazanabilir mi? Bu aslında hem tereddüt edilecek, tüm insanların neslini etkileyecek bir haber niteliği taşıyabilir. Biz insan oğlunu 20. yüzyılın gerilerine, yani ufak bir enfeksiyondan can kayıpları yaşadığımız o karanlık çağlara geri döndürebilir.Evet Antibiyotiklerimiz Zayıflıyor. Baktığımızda insan dehası şuan da mikroorganizmalara yenilmek üzere. Sebebi antibiyotiğin kullanım alanlarını bilmememiz.

  Sağlık bakanlığının kendi yayınladığı açıklamasında, 17 milyar lira harcanan ilaç sektörünün 12 milyar lirası antibiyotiklere gitmiş. Ne çok seviyoruz antibiyotik yutmayı. Yutalım iyi hoş da, neye karşı, nasıl yutalım?

Yanlış Kullanım Alanları

Antibiyotik bağışıklığı ile karşı karşıya olduğumuz bu yüzyılda, belkide tekrar tekrar dikkat etmemiz gereken en önemli konu. Bir antibiyotik nelere iyi gelmez?

  • Gribe çare olmaz.
  • Ateş düşürmez
  • Ağrılarınızı dindirmez
  Hastalandığımız zaman ilk yaptığımız şey doktora gitmek değil mi? Doktor amcanın bize verdiği ağır antibiyotikleri yutup bir güzel iyileşiyoruz. Ancak her antibiyotik ile iyileştiğimizde, vücudumuza yapılacak bir sonraki bakteriyel saldırıda zayıflaşıyoruz. Silahlarınızı iyi bilen düşmanlarınızın daha ağır ve teknolojik olanlarıyla geri geldiğini düşünün.

  Aslında insanlar olarak kendi bağışıklık sistemlerimiz neredeyse çoğu enfeksiyon ile savaşabilecek kapasitede İDİ. Artık değil. Hangimiz ilaç desteği almadan yataktan çıkabiliyoruz? Hangimiz hasta olduğumuzda antibiyotik almayı reddediyoruz? Hiçbirimiz.

  Ben geçen kıç ağır bir grip geçirdim. Burun akıntısı, baş ağrısı, sinüzit gibi bir çok baş belası ve istenmeyen diğer durumlarla da baş başa kaldım. Doktora gittiğimde ise bana miligram olarak ağır mı ağır bir antibiyotik verdi. Ben antibiyotiği ilk 2 gün kullanmadım. Elbette ki sizde aynı şeyi yapın demiyorum. Ancak ben vücut direncimin kırılmasına yol açmamak, en azından kendi antikorlarını üretecek seviyede kalmasına dikkat etmek istedim. İşe de yaradı. Antibiyotikler olmadan ayağa kalkman 7 gün aldı. Eğer kullansaydım bu süre 4 güne düşecekti. Ancak ben bir sonraki hastalığımı antibiyotiği kullanmayarak, yada geç kullanarak daha kısa sürede atlatacağım.

Vücudumuzun Bağışıklık Sistemleri : İPTAL


  Şu son bir hafta etrafta dolanan antibiyotik direnci haberlerinin tek bir açıklaması var. O da insanların mikrop ve enfeksiyonlara karşı, bağışıklık sistemlerinin ne denli zayıf olduğudur. Dedim ya her antibiyotik sizi yataktan kaldırır ancak bir sonraki hastalığınız için sadece 1 antibiyotik yetmeyebilir. Bunun 50 ve daha fazla yıldır devam ettiğini düşünün. Eğer gereksiz antibiyotik kullanımına bir son vermezsek, saçma sapan nedenlerden dolayı antibiyotik almayı bırakmazsak, pek iç açıcı bir yere gittiğimiz söylenemez. Kanseri bile yenebilecek donanıma sahip vücutlarımız var ancak ufak bir enfeksiyon ile karşı karşıya gelindiğinde, en ağır antibiyotikleri almaktan kaçınmıyoruz. Tekrar hastalandığınızda bu satırları bir düşünün ve gereksiz antibiyotik kullanımına DUR diyin.

Sertan Comertel